İznik Ultra 2016 – Destek olmak

Yazan: Murat akkaya Team Raidlight Türkiye

İznik ultra maratonunda geçen sene Çekmeköy koşu grubundan arkadaşlarım Özgür ve Tolga ve İzmir’den Hilmi ile beraber hem koşmuş hem de çok eğlenmiştik. Bu sene de nisan ayının gelip tekrar İznik gölünün etrafında tam tur atıp sınırlarımı zorlayacağım yarışı sabırsızlıkla bekliyordum.

Ne yazık ki rahatsızlığım sebebiyle yarışa katılamayacağım belli olunca ben de en azından gidip başta Çekmeköy koşu grubumuzdaki arkadaşlarım olmak üzere elimden geldiğince koşan herkese destek olmak ve moral vermek amacıyla İznik’e gitmeye karar verdim.

Cuma akşamı iş çıkışında arabaya atlayıp İznik’in yolunu tuttum. Çekmeköy ekibinden 136, 80 ve 50 km koşacak arkadaşlar önceden İznik’e gelmişlerdi. Onlarla fuar alanında buluşup biraz sohbet ettikten sonra Hilmi ile beraber kalacağımız Cem Otel’e geçip biraz dinlendik. Hilmi de ertesi sabah 50 km yarışında koşacaktı. Gece 00.00’da başlayacak olan 136 km yarışında koşucular bizim otelin önünden geçeceklerdi. Biz de start yerine otelin önünden destek vermeye karar verdik. Gecenin karanlığında saatler sürecek bir maceraya atılacak olan cesur insanlar gece yarısından dakikalar sonra tam teşekküllü donanımları ve rengarenk kıyafetleriyle uzaktan belirmeye başladılar. Hepsine geçerken başarılar dileyerek alkışlayarak moral verdik ve seneler geçse de unutamayacakları, gururla anlatacakları maceraya doğru yolcu ettik. Yüzlerdeki ifadelerde gurur, kararlılık, mutluluk, konsantrasyon, hırs ve azim olduğu kadar endişe ve merak da vardı. Sanırım ultra maratonlarda hissettiklerinizi kolay kolay unutamamanızın da sebebi tüm bu duyguların birbirine karışması ve yapabilecekleriniz, başarabilecekleriniz sayesinde hayata karşı şükran duygusu içinde olmanızdır.

iznik2

Yarışmacıları uğurladıktan sonra uykuya daldım. Sabah 05:20’de kalktım. Amacım hızlıca 41 kilometre uzaklıktaki Orhangazi- Örnekköy’e giderek gece boyunca nehrin kuzeyinden dolaşarak Örnekköy’e ulaşacak olan arkadaşlarımı karşılamaktı. 06:00 gibi Örnekköy kontrol noktasındaydım. Yarışı önde götüren Aykut ve Faruk ben gelmeden çıkmışardı, onları yolda görmüştüm. Birlikte koşan arkadaşlarım Tolga, Özgür, İlker ve Dinçer ve Ali 06:12’de gözüktüler. Gece gayet iyi geçmişti ve iyi görünüyorlardı. Beni görünce çok sevindiler. Hemen yarış için bıraktıkları dropbag’lerini kontrol noktasından diğer gönüllü Mert ile beraber ekibe verdik. Kısa süre sonra da ekibin kalan üyesi Aytuğ gözüktü. Uzun kollu kıyafetlerini çıkarıp oldukça sıcak bir gün olacağından kısa kollu kıyafetlerini giydiler. Gönüllüyseniz ve daha önce benzer bir yarışı koştuysanız ihtiyaç duyulabilecek şeyleri az çok kestirebiliyorsunuz. Diğer istasyonlarda olmayan sıcak bir çorba ya da çay, suların doldurulması, çantalardan aranıp bulunması gereken birşeyler varsa yardımcı olunması ve tabi ki de en önemlisi bol bol moral vermek…Bunları sonraki istasyonlarda da elimden geldiğince yapmaya çalıştım. Tabi genel olarak Çekmeköy grubundaki 136 km koşan arkadaşlarımı takip etsem de 80 km’deki Raidlight takım arkadaşlarıma ve diğer yarışmacılara da bol bol destek verip yardım etmeye çalıştım.

Ekibi Örneköy’den uğurladıktan sonra arabaya atlayıp sonraki kontrol noktası olan Sölöz’e doğru yola çıktım. Giderken de göl kenarında yine Çekmeköy ekibinin ve daha öndeki Güven abinin fotoğraflarını çektim. Sölöz’e ulaşınca oradaki gönüllülerle biraz sohbet ettim. Daha sonra da Sölöz’e gelecekleri tarla yollarının arasında birkaç kilometre geriye doğru hafif tempoda koştum. Alper gayet iyi bir durumda yanımdan geçti çok iyi gözüküyordu bunu da kendisine söyledim. Aynı şekilde Mehmet Ali de gayet iyi bir tempoda Sölöz’e doğru yanımdan geçti. Fotoğraflarını çektim biraz muhabbet ettik ve yola devam etti. Sonra Çekmeköy ekibini ve beraber koşan Ali Düzdaş’ı uzaktan gördüm. Kontrol noktalarında beni bekliyorlardı ama bu kadar yarışın içinde görmek onları şaşırtmıştı. Yine bol bol fotoğraf çekerek Sölöz’e doğru beraberce ilerledik. Kontrol noktasında yine fiziksel ihtiyaçlarını gönüllülerle beraber karşıladıktan sonra hepsini yolcu ettik. Yarışın bundan sonrası kilometre olarak daha kısa da olsa çok fazla iniş ve çıkış içeriyordu. Ama moraller çok iyiydi. Başaracaklarına inanıyordum ve bunu da kendilerini her fırsatta söylüyordum. Bir süre daha Sölöz’de kaldım çünkü tırmanıp inecekleri için Narlıca’ya gelmeleri uzun sürecekti. Gelenlere destek oldum, fotoğrafçı Aykut abi ile sohbet ettik. Sonra da Narlıca’ya doğru yola çıktım.

iznik1

Narlıca ‘ya geldiğimde hava iyice ısınmıştı. 50 km koşucuları da otobüslerle İznik’ten geliyordu. Meydandaki kahvede hep beraber oturduk, çaylar kahveler içildi. Bu sırada 136 km yarışını önde götüren Faruk ve Aykut kontrol noktasına yarışa başlamayı bekleyen 50 km koşucularının yoğun tezahüratları altında geldiler. İyi görünüyorlardı, çok fazla oyalanmadan devam ettiler. 50 km koşucularını İznik’e doğru yolcu ettikten sonra sonraki 136 km koşucularını beklemeye başladık. Gelen tanıdığım tüm koşucularının fotoğrafını Cem ile beraber çektik. Yine her gelenle tek tek ilgilenmeye çalıştım. İşin bu tarafında olmak da en az koşmak kadar zevkli. Tüm heyecanı hissediyorsunuz, zaten önemli olan da bu değil mi?

iznik4

Bir sonraki durak Müşküle köyüydü. Müşküle, yarışı en çok hisseden yerlerden biri. Fransa’da CCC yarışında köylerde gördüğümüz desteğin benzerini burada görüyoruz desek sanırım yanlış olmaz. Teyzeler ve çocuklar hepsi evlerinin önlerinde koşucuların geçişini bekliyordu. Tabi sayıca fazla olan 50 km koşucuları ve 80 km koşucuları da buradan geçtiği için oldukça renkli görüntüler oluşmuştu. Müşküle’de 80km koşan takım arkadaşım Derya’yı da gördüm. Sanki o sıcakta saatlerdir koşan o değilmiş gibi yine son derece rahat bir şekilde geldi ve beni selamladı. Müşküle küçük bir istasyon olduğundan çok vakit harcamadan gelen gidiyordu. 136 km koşanları da gönderdikten sonra sıra sonraki istasyona gelmişti. Süleymaniye istasyonuna karadan ulaşmak zor olduğu için bir sonraki kontrol noktası olan Derbent’e gitmeye karar verdim. Derbent de uzun süre kaldım, 50 km de dahil olmak üzere bir çok kişiyi karşılayıp sohbet ettim.

iznik5

Yine 136 km’cilerin gelmesine yakın parkurda tersten birkaç kilometre gidip ormanın içine girdim. Gördüğüm tüm yarışmacılara son kontrol noktasına ne kadar kaldığını söyleyip alkışlarla destek verdim. Bu destek işi de gerçekten zevkliymiş diye düşünmeden edemedim. Raidlight takım arkadaşım Derya’yı da burada gördüm. Fotoğraflarını çektim muhabbet ettik, kontrol noktasına ne kadar kaldığını söyledim ve gönderdim. Çekmeköy ekibini görünce de yine beraber kontrol noktasına doğru hareket etmeye başladık. Artık yürüme moduna geçilmiş biraz oflamalar poflamalar başlamıştı ama genel olarak gayet iyi gözüküyorlardı.

Bir süre sonra kontrol noktasına ulaştık. Son ikmaller de yapıldıktan sonra finish’e doğru hepsini yolcu ettik. Güzel bir süreyle de finish gördüler.

iznik6

Yarışa katılamadığım için çok üzülsem de yarış heyecanını yaşamak için geldiğim İznik’te bu heyecanı fazlasıyla yaşadığımı söylersem sanırım yanlış olmaz. Siz de eğer herhangi bir sebeple bir yarışta koşamıyorsanız gönüllü olmayı mutlaka düşünün derim. Ben organizasyonda gönüllü değildim, kendim biraz serbest olup birçok kontrol noktasında olmak istedim. Koşuyu, koşanları, bu camiayı ne kadar sevdiğimi bir kere daha anladım. Böyle güzel bir atmosferde beni her zaman destekleyen takımım Raidlight Türkiye’ye de tekrar teşekkür etmek isterim.

Comments

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir