Alanya Ultra Yarış Raporu 2017

Yazan : Fırat Kara

TARİHİN VE DOĞANIN İÇİNDE ZORLU YOLCULUK

BİR BAŞKADIR ALANYA ULTRA

Alanya Limanı’nın girişinde huzurla ufku gözleyen bu kadim fener kim bilir kaç gemiye yol gösterdi, kaç denizcinin umut ışığı oldu, kaç canın hayatını kurtardı. Şimdi ise tüm dinginliğiyle çok farklı bir olaya şahit oluyor. Olaysız ve sessiz bir gecenin ardından sabah ilk kez bir ultra maratona tanık olacak. Fenerin önünde kurulan start çizgisinde buluşan onlarca koşucu bu güzel atmosferin ve manzaranın tadını çıkarıyor. Birazdan Alanya’nın sırtını yasladığı dağlara doğru zorlu bir yolculuğa çıkacaklar, nefesler artmadan kalp sınırları zorlamadan şimdi huzur zamanı. Hava da çok güzel. Tüm haşmetiyle kendini gösteren güneş dalgaların arasındaki ışık oyunlarıyla yağmursuz ve güneşli bir günün işaretlerini veriyor. Deniz seviyesinin 1500 metre üstüne çıkacak yarışmacılar için yükseklerde sis, yağmur ve soğuk olmaması sevindirici.

alanya-ultra-maratonu-2017-visit-Alanya

Artık demir alma zamanı geliyor limandan. Yarış start alıyor limanın içinden kaleye doğru koşan koşucular fenerle vedalaşıyor. Kalenin eteklerinde yukarıya doğru zorlu bir tırmanış başlıyor. Rengarenk kıyafetleriyle bir biri ardına sıralanan sporcular oluşturdukları renk cümbüşüyle adeta güneşe nazire yapıyorlar. Bir yanda kalenin muhkim surları diğer yanda deniz. Tarih ve doğa iç içe. Hele tarihi kemerlerin altından geçen vücutların deklanşör sesleriyle kaydedilen görüntüleri bu eşsiz manzarayı sonsuza kadar ölümsüzleştiriyor.

IMG_4789

Alaeddin Keykubat tarafından 13. Yüzyılda yeniden yaptırılan bu kale yüksek duvarları 83 kulesi 140 burcuyla kim bilir kaç saldırıya göğüs gerdi, kaç şarapnel yedi, kaç kuşatmadan yorgun çıktı. O da sessiz fener gibi şimdi bambaşka şeyler izliyor. Eteklerinden geçen koşucular düşman değil. Onlar sadece hedeflerine ulaşabilmek için kendileriyle savaşıyor. Yaşlı surların yanından saygıyla uzaklaşan sporcular Kleopatra Plajı’na doğru inişe geçiyor. Tarihte güzelliği ve çekiciliğiyle anılan Mısır’ın son Helenistik kraliçesinin altın kumlu bu sahile adını vermesi kent tarihini daha da eskilere götürüyor. Kleopatra gerçekten bu kumsal ve berrak deniz kadar güzelse boşuna buraya adının verilmediğini düşündürtüyor.

Plajın eşsiz kumsalının yanından dağlara doğru yönelen koşucular için artık uzun, yorucu ve teknik bir çıkışın başlangıcı. Bu noktadan sonra tarih yerini bir süre muz bahçelerine bırakıyor. Nabızlar tavan yapıyor, yorgunluk birçok sporcuya göz kırpmaya başlıyor. Sırtını denize vererek yukarılara yükselen sporcuların arkasında Alanya gittikçe küçülmeye başlıyor. Zemin de zorluk katsayısını artırıyor. Koyacak yer bulmakta güçlük çekilen ayaklar yorgun nefeslerle senkronize olarak bozuk zeminin arasından yoluna devam ediyor. Bu uzun ve zorlu çıkışın ardından kuruyan dudaklara su lazım. Kontrol noktasında gönüllüler tüm yardımseverlikleriyle gelenleri karşılıyor eksiklerini tamamlıyor. Gönüllülerin bu noktadan sonra yolun çok uzun ve meşakkatli olduğunu biliyor ve her türlü desteği veriyor.

17629863_10208676676170679_893693976683197093_n

Alanya’dan görülen en yüksek noktaya yaklaşmaya başlayan koşucular taşlı ve kısmen kıraç bir rotanın ardından ormana yörüklerin göç ve kervan yollarına giriyor. Nihayet vericiler görünüyor. Bu nokta eşsiz bir manzara sunuyor. Aşağıda bir deniz kızı gibi uzanan Alanya ve berrak denizinin oluşturduğu manzara gözlerin gönlünü alıyor. Yorgunluklar bir süre unutuluyor. Sabah yarışın başladığı noktada bu noktaya nasıl tırmanacağız diye kara kara iç geçiren katılımcılar şimdi başlangıç noktasına ne zaman döneriz diye düşünüyor. Bu eşsiz manzaranın ardından iniş başlıyor yer yer traktör yolu patikalar ve ağaçların arasından inen rota tekrar tırmanışa dönerek ikinci kontrol noktasına uzanıyor. Burası sporcular için cennet gibi harcanan kalorilerin karşılanacağı yer. Kontrol noktasında izzet ikram mükemmel. Çorbalar makarnalar glikojene dönüşerek enerji depolarını dolduruyor. Bu nokta ayrıca yol ayrımı. Gönüllüler tüm sıcaklığıyla yarışmacılara yardımcı oluyor. 64 k. Koşanlar buradan karlı zirvelere doğru tırmanmaya devam ediyor, 42k ise dönüşe geçiyor.

IMG_4782

Orman içinden yer yer patikalardan ve araziden dik iniş ve çıkışlarla uzayan yol yine Alanya’yı yüksekten gören enfes manzaralar sunarak farklı bir rotadan bir nolu kontrol noktasına ulaşıyor. Buradan sonra artık dik ve teknik bir iniş var. Tepede yamaç paraşütüyle Kleopatra plajını hedef alanlar bu yolu uçarak kat edecekler, koşucuların önündeyse zorlu bir parkur var. Arazide Alanya manzarası eşliğinde toprak kaya belli belirsiz patika ve taşlı zeminde dizlere binen ekstra yüklerle tozlara bulaşan ayakkabılar ilçenin yamacında başlayan araba yoluna ulaşınca asfaltın konforuna teslim oluyor. Asfalt yoldan sonra alt geçitten Kleopatra Plajı’na çıkılıyor.

IMG_4769

Yarışın ilk kilometrelerinde yanından geçilen bu kumsal koşunun son kilometrelerinde bu kez altın rengi ince kumlarını sporcuların altına seriyor. Kumsal ne kadar tüm cömertliğiyle uzansa da koşanların ayağının altında, kumda koşmanın zorluğunu ancak koşanlar biliyor. Denizin mavi sularında serinleyen tatilciler Alanya’nın güneşli gününü fırsat bilerek bu güzel plajda keyif yaparken, Alanya Ultra’yı tamamlamaya çalışan koşucularsa onların yerinde olmanın hayalini kurarak hedefe doğru son gayretlerini gösteriyorlar. Yorgun bedenler ve ayaklar kuma bata çıka rotayı Damlataş Mağarasına ve kalenin surlarına çeviriyor. Kumsalda yatanların meraklı bakışları arasında kalenin altındaki kayalıklara ulaşan yarışmacıların bir bölümü işaretleri takip ederek denizin içine girip geçiyor, bir kısmı ise tehlikeli kaya etabını tırmanarak rotaya girmeyi tercih ediyor. Hedef surların hemen ardında ama yol uzadıkça uzuyor. Surların altındaki yol manzara olarak muhteşem fakat artık rota sona yaklaşan sporcuların bir an önce bitsin sabırsızlığıyla keyifli bir çileye dönüşüyor.

15134814_10211338860737658_4779998748207992389_n

Kalenin etrafını dolanarak surlarıni içine girenler Alaaddin Keykubat’ın yaptırdığı tarihi tersaneye doğru yol alıyor. Burası tahta merdivenleri geçişleri manzarası denizin üzerindeki kemerleri ve fantastik duruşuyla yarışmanın son ayağında pastanın kreması gibi. Selçukluların Akdeniz’deki ilk tersanesi olan bu yapı A. Keykubat’a “iki denizin sultanı” unvanını da kazandırmıştı. Yolun sonu göründü. Tüm güzelliği ve asaletiyle şehrin sembollerinden olan Kızıl Kule karşıda. Ecdat yadigarı sekizgen planlı bu eser A. Keykubat tarafından Sinop Kalesi’ni de imza atan Halepli yapı ustası El Kettani’ye yaptırılmıştı. Tarih bilgimizi de hatırlatan bu yapı sona gelindiğinin de ispatı.

IMG_4790

Alanya Ultra’nın bitiş çizgisi fantastik bir yere kurulmuştu. Kızıl Kule’nin hemen yanındaki kemerin altından geçen koşucular bir anda karşılarında bitiş tagını gördüler ve fantastik bir finish yaşadılar. Uzun teknik ve yorucu bir parkuru tamamlayan sporcular dağların aslanı Ahmet Arslan, organizasyon ekibi ve vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanıyor. Bitirmenin hazzı o anda tüm yorgunluğu askıya alıyor. Bu zorlu koşu bitti önümüzde daha nice koşular var. Sevindirici olan çok şey var bu yarışta. Türkiye eşsiz bir parkur daha kazandı. Dünya şampiyonu kardeşimiz Ahmet Arslan ve arkadaşları inanılmaz emek harcadılar ve ortaya mükemmel bir parkur çıkardılar. Böyle bir parkuru ancak Dağların aslanı hazırlayabilirdi. Bize onlara teşekkür etmek ve bir dahaki yıl yapılacak yarışı iple çekmekten başka bir şey bırakmadılar.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir